hukuk kuramı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hukuk kuramı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

HUKUK TEKNİĞİNİN ÖNEMİ

hukuk kuramı hukuk kurumu


HUKUKUN UYGULANMASINDA HUKUK TEKNİĞİNİN ÖNEMİ


     Hukuk uygulayıcılarının vazifesi genel ve soyut kuralları özel ve somut olaylara uygulamaktır. Genel ve soyut kuralların zihnin soyutlama yeteneği sayesinde ne şekilde oluşturulduğunu başka bir yazımızda bahsettik; bu işlem esnasında zihin, özel bir halden genel bir kurala giderek akıl yürütmekte yani endüksiyon(tümevarım) yapmaktadır. Kuralın uygulanması esnasında ise zihin genel bir kuraldan yola çıkarak özel bir olaya dair akıl yürütmekte yani dedüksiyon(tümdengelim) yapmaktadır. Bu akıl yürütmeleri öğrenmemiş bir zihnin doğru uygulama yapamayacağı aşikardır.

     Hukuk eğitimi almamış bir insanla bir hukukçunun herhangi bir olaya bakışı tamamen farklıdır. Hukuk eğitimi almayan kişi olayı metotsuz gelişigüzel yorumlarken hukukçu olayı tamamen metotlu ve olabildiğince objektif yorumlar ve akıl yürütmesini 3. kişilere karşı gerekçelendirir. Bu süreç olabildiğince objektif ve duyguların dışarıda bırakıldığı* ana aktörün zihin olduğu teknik bir süreçtir.

     Hukukun uygulanması aşamasında içinden izlenmesi gereken süreç teknik bir süreçtir. Bu sürecin sonucunda şekli açıdan doğru sonuçlar elde edebilmesi için hukukçu:

1. Hukuk kavramlarını, hukuki müesseseleri ve bunların dış dünyadaki karşılıklarının ne olduğunu ne olabileceğini
2. Hukuk müesseselerinin kendi aralarındaki münasebetlerini
3. Hukuki müesseselere uygulanacak hukuk kurallarını bilmelidir ve
4. Zihnini dedüksiyon yöntemine alıştırmış olmalıdır.

Bunları başarabilen hukuk uygulayıcısı hukuk tekniğine sahip başarılı bir hukukçudur.

YASALARIN YAPIMINDA HUKUK TEKNİĞİNİN ÖNEMİ


     Hukuk tekniği, sadece hukukun uygulamasını kapsayan kavram olmanın ötesinde yasaların yapılması aşamasını da kapsar. Hukuk tekniği dikkate alınmadan yapılan bir hukuki düzenleme var olan hukuki düzenlemelerle çelişebilir. Hukuk düzenlemeleri kendi içinde uyumlu bir bütündür. Ayniyet ve çelişmezlik ilkeleri göz ardı edilerek yapılan düzenlemeler uyum ve düzeni bozacaktır. Gücünü kolay değişmezliğinden, genelliğinden ve çelişmezliğinden alan hukukun bu durumda uygulanma kabiliyeti azalacaktır.

     Ayrıca hukuk tekniğinden mahrum yasa koyucusunun koyduğu kurallar dış dünyada düzenlenmek istenilen olgulara müdahale edebilme yeteneğinden yoksun olabilir. Bu durum da yasanın kadük kalmasına işlevini yerine getirememesine sebep olabilir. Yasanın işlevsizliği yasa koyucunun otoritesinin sarsılmasına da dolaylı yoldan etki edecektir.



AV. TURAN ÖZKAYA




* Tamamen duyguların dışarıda bırakılabileceğini düşünmüyorum fakat duygular bu süreçten ne denli dışlanabilirse o derece şekli açıdan doğru sonuçlar elde edilecektir. Ayrıca sonucun hak ve nesafete uygunluğu başka bir konudur.

* teknik hukuk, teknik hukuk kuramı. teknik hukuk okulu

HAK NEDİR?

HAK NEDİR?

       Tek bir “hak” tanımı yoktur. Hakkın ne olduğuna dair değişik teoriler ileri sürülmüş olmakla birlikte onlardan biri olan menfaat teorisine göre hakkı, “hukuk düzenince korunan menfaat” olarak tanımlayabiliriz. Hukuk düzenince korunmamış bir menfaat “hak” olarak nitelendirilemez. Buna bağlı olarak da hukuk düzenin kişiye hakkını koruması  için sağladığı imkanlardan yararlanılamaz. Örneğin kumardan elde edilen alacak hukuk düzenince tam korunmamıştır. Normalde bir alacak hakkınız varsa ve bunu ispat edebilirseniz hukuk düzeni onu tahsil edebileceğiniz imkanları size sunar. Fakat kumardan doğan alacak hakkını korumaya yönelik hukuk düzeni kişiye hiç bir imkan sunmaz. Bu tarz yani hukuk düzeninin alacaklıya alacağını talep etme yetkisi vermediği borçlara “eksik borç” denir.

ALACAK HAKKI NEDİR?

       Bazı hukuki olaylardan ve sadece belirli kişilere karşı ileri sürülebilen yararlanma hakkıdır. Bir hukuki işlemden örneğin bir sözleşmeden veya tek taraflı bir hukuki işlemden alacak hakkı doğabileceği gibi tamamen rastlantıya dayalı bir olaydan yani bir haksız fiilden ya da sebepsiz zenginleşme meydana getiren bir olaydan da alacak hakkı doğabilir. Örnek verecek olursak trafikte yol alırken birinin gelip size çarpması bir “haksız fiil” teşkil eder. Bu fiil sonucunda sizin malvarlığı ve kişilik varlığı değerlerinizde bir eksilme meydana gelir ki buna "zarar" denir bu duruma sebep olan kişi bu zararlardan dolayı size borçlanır sizde bir alacak hakkı sahibi olursunuz. Bu örnekte aslında alacak hakkını kapsayan bir “borç ilişkisi” doğmuş olur.
       Çift taraflı bir hukuki işlem olan bir sözleşmeden de alacak hakkı doğar dedik bu duruma da örnek verecek olursak kiracı ile ev sahibi arasında yapılan kira sözleşmesini örnek verebiliriz. Bir sözleşmede bazen her iki taraf alacaklı olabileceği gibi bazen de tek taraf alacaklı olabilir. Her iki tarafında alacak hakkının olduğu kira sözleşmesinde ev sahibinin temel alacağı kira bedeli olarak belirlenen bir miktar bedel iken kiracının temel alacağı evin kullanılmasının kendisine bırakılmasını istemektir.
       Alacak hakkının temel özellikleri önemlidir.

ALACAK HAKKININ ÖZELLİKLERİ

1) Alacak hakkı nisbi bir haktır. 

       İstisnası üçüncü kişi yararına sözleşmedir. Alacak hakkının nisbi hak olması bir alacağın ancak o alacağa karşılık borçlanan kişilerden talep edilebileceği anlamına gelir.  Diğer taraftan alacak hakkına ancak borçlu tecavüz edebilir. Bu özellik mutlak haklarla alacak hakkını birbirinden ayıran temel özelliktir.
        Kanun tarafından bazı alacak hakları sahiplerine  borçlu dışındaki 3. Kişilere karşı da alacak hakkını ileri sürebilme imkanı tanınmıştır. Bu haklara “kuvvetlendirilmiş alacak hakları” denir*. Bu haklar alacak haklarının nisbi olma özelliğinin istisnasını oluşturur.
       Kuvvetlendirilmiş alacak hakları sözleşmeden doğabileceği gibi direk kanundan da doğabilir. Sözleşmeden doğan kuvvetlendirilmiş alacak haklarına Medeni Kanunda düzenlenmiş olan alım ve geri alım hakları, direk kanundan doğan kuvvetlendirilmiş alacak haklarına ise paydaşların yasal ön alım hakkı örnek verilebilir. Sözleşmeden doğanlar ile direk kanundan doğan kuvvetlendirilmiş alacak hakları arasında bir fark vardır. Kanundan doğan kuvvetlendirilmiş alacak hakları hiç bir işleme gerek kalmaksızın kullanılabilirken sözleşmeden doğan kuvvetlendirilmiş alacak haklarının tapuya şerh edilmesi zorunludur. Aksi takdirde bu haklar 3. Kişilere karşı ileri sürülemezler.

2) Alacak hakkı bir malvarlığı hakkıdır

       Bu durum alacak hakkının hukuki işlemlere konu olabileceğini ve mirasın konusu olabileceğini ifade eder.

 3) Alacak hakkı geçici bir haktır

       Alacak hakkı ilanihaye devam eden bir hak değildir alacak hakkının karşılığı olan edim ifa edildiği takdirde veya başka yollarla borç sona erer.





*Kuvvetlendirilmiş alacak haklarına "eşyaya bağlı borç" da denmektedir.

Hukukun Temel Kavramları-Hukukun kavramları nasıl oluşmuştur?

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI VE HUKUK DÜZENLEMELERİ NASIL OLUŞMUŞTUR?

hukukun-temel-kavramlari
Hukukun temel kavramlari ve hukuk düzenlemeleri nasıl oluşmuştur?

Hukukun amacı insanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini ve bunlar dışında kalan ve gerekli gördüğü bazı olguları düzenlemek suretiyle toplumun sağlıklı bir şekilde devamını sağlayabilmektir. Hukuk bu amacına yüzyıllar boyunca oluşturduğu temel hukuk kavramları ile müesseseleriyle ve ilkeleriyle ulaşmaya çalışır.


Hukukun kavramları temelde bir soyutlamalar bütünüdür. Soyutlama, insan zihninin kendi dışındaki şeyleri düşünmenin konusu haline getirebilmesini ifade eder. Soyutlama yeteneği sayesinde insanlar kendi dışındaki şeyleri, durumları veya olayları genel ve soyut "kavramlar" olarak ifade ederler.


Hukukçular düzenlemek istedikleri özel ve somut bir olguyu zihinlerinde soyutlama yoluyla genel ve soyut bir kavram olarak adlandırırlar. Örneğin iki kişi arasındaki bir tür ilişkiye bu “temsil ilişkisidir” derler ve böylece bu somut ve özel ilişki “temsil ilişkisi” şeklinde genel ve soyut bir kavram olarak adlandırılır.


Bundan sonra oluşturulan hukuki kavramlara çeşitli yüklemelerde bulunurlar ve böylece hukuki önermeler oluştururlar. Genellikle bu ilişkiye karşılık olacak şekilde koydukları kavram tanımlanır. Böylece hukuk kavramlarının sınırları belirlenir. Ardından bu kavrama ait düzenlemeler kurallar hukuk politikası doğrultusunda oluşturulur.


Borçlar Kanunu m. 40:
Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar... 
 
Borçlar Kanunundaki bu hüküm bir hukuki önermedir. Bu önermede temsilci ve temsil olunan arasındaki hukuki ilişki düzenlenmiştir. Fakat dikkat edilirse bu önerme oluşturulmadan önce "temsil", "temsilci" ve "temsil olunan" kavramları oluşturulmuş ve bu kavramlara belirli yüklemeler yapılarak hukuki önerme-hukuk kuralı oluşturulmuştur.


Kavramlar ve kavramlar arasındaki ilişkilerin belirtilmesi yoluyla müesses nizam(müesseseler) oluşturulmuştur. Örneğin yukarıda örneğini verdiğimiz temsil ilişkisini düzenlemek amacıyla oluşturulan kavramlar ve kurallar aracılığıyla bütünlüklü bir yapı temsil müessesesi oluşturulmuştur. Oluşturulan hukuki müesseselerin de kendi aralarındaki ilişkilerinin düzenlendiği daha bütüncül üst yapı oluşturulmuştur.  Bu üst yapılar da düzenleme konuları olan somut olguların niteliklerine göre ayrı ayrı adlandırılmışlardır: aile hukuku, borçlar hukuku, iş hukuku vb. gibi.


Bu düzenlemeler hukukun şekli kaynaklarında kendini göstermektedir. Mesela borçlar hukukunun kurallarının düzenlendiği şekli kaynak olan Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümler kısmında temsil kavramı ve temsil müessesesine ilişkin kurallar bulunabilir.


Diğer yandan hukukun sadece kanunlardan ibaret  olmadığını hukuk kavramlarının münhasıran pozitif hukuk düzenlemelerinde olmayacağını bunun yanında ilmi çalışma ve yargı kararlarında da hukuk kavram ve müesseselerine yer verilebileceğini belirtmek gerekir.



Özel ve somut olgular
  (SOYUTLAMA) 
 Hukukun kavramları(nosyon)
Hukuk kuralları 
Hukuki müesseseler
Eşya hukuku, aile hukuku vb. 




turanozkaya.blogspot.com - hukukun kavramlari - hukukun temel kavramlari - nasıl olusmustur - teknik hukuk

Hukuk Nedir?-hukuk tanımı-hukuk kavramı

HUKUK NEDİR?


hukuk-nedir-hukuk-tanimi-kisaca
Hukuk nedir- hukuk nedir tanımı- hukuk anlamı



Hukuk nedir sorusu basit bir soru gibi görünür fakat zor bir sorudur. Mesela "hareket nedir" veya "güneş nedir" sorularına benzemez hukuk nedir sorusu. "Hareket" ve "güneş" kavramları insan faktöründen bağımsız olarak doğada var olan birer gerçekliği karşılarlar. Bunlar duyumsanabilir ve tecrübe edilebilir kavramlardır. Bu nedenle hareket ve güneş kavramlarına ilişkin üzerinde herkesin anlaşabileceği tanımlamalar yapabiliriz.


Oysa "hukuk" kavramı böyle değildir. Hukuk insandan bağımsız var olan doğal bir olguyu ya da olayı değil bizzat insan etkinliğinin sonucunda oluşan bir olguyu ifade eder. Her çağda ve her toplumda hukuk kavramı aynı şeyi karşılamaz/karşılayamaz. Roma'da hukuk nedir sorusuna verilen cevapla Orta Çağda ya da Modern toplumda verilen cevap aynı değildir. Çünkü hukuk kavramının içi her toplumun kendine özgü toplumsal ekonomik ve siyasi koşullarına göre doldurulur.


Dolayısıyla toplumdan topluma çağdan çağa karşılığı değişen bir kavram olarak hukukun evrensel bir tanımını yapmak mümkün değildir.


Fakat hukuk nedir sorusuna elbette bir cevap verebiliriz her ne kadar bu cevaplar efradını cami ağyarını mani olacak şekilde kapsayıcı olamasalar da.


İşte şimdiye kadar hukuk üzerine düşünmüş önde gelen bazı insanların hukukun ne olduğuna dair düşünceleri...(1)


1. Hukukun görevi, adalet görevlilerinin ve hakimlerin ödevlerinin ifa ederken ve suçları cezalandırırken uyacakları kuralları göstermektir.(ARİSTOTOLES)

2. Gerçek hukuk doğaya uygun akıldan çıkar. Bu hukuk; evrensel, değişmez ve ebedidir.(CİCERO)

3. Hukuk toplumu yönetenlerce çıkarılan, usulüne göre ilan edilen ve ortak iyiliği gerçekleştirmeye yönelen akli emirler toplamıdır.(AQUİNAS)

4. Hukuk genel kapsamlı hürriyet kanununa göre, bir kişinin iradi fiillerini, diğer kişilerin iradi fiilleri ile uzlaştıran şartların bütünüdür.(KANT)

5. Hukuk akli bir varlığın üzerinde iktidar sahibi olduğu başka bir akli varlığın davranışlarını düzenlemek amacıyla çıkardığı kurallar bütünüdür.(AUSTİN)

6. Hukuk devlet gücü dış zorlama ile güvence altına alınan sosyal hayat şartlarının bütünüdür.(JHERİNG)

7. Hukuk uyuşmazlıkların çözümü ve toplumda düzenin sağlanması ile ilgili sosyal bir sürecin ifadesidir.(PLATON)

8. Hukuk belli mekan ve zaman şartlarında tatbikatçılar ve mahkemeler tarafından etkin biçimde uygulanan kurallar bütünüdür.(GASTON JÉSE)

9. Hukuk anayasa tarafından belirlenen devlet gücüne dayanır.(CARRÉ DE MALBERG)

10. Hukuk toplum halinde yaşayan, toplumdan başka şekilde yaşamasına imkan olmayan insanların sosyal davranışlarını düzenleyen kurallar bütünüdür.(DUGUİT)

11. Hukuk insanların dışa yansıyan davranışlarını düzenleyen, egemen güç(üstün siyasal iktidar) tarafından çıkarılan ve uygulanan kurallar bütünüdür.(HOLLAND

12. Hukuk teşkilatlı siyasal mekanizma aracılığı ile insan davranışlarının tatminini sağlayan sosyal bir kurumdur.(R. POUND)


Ayrıca "Hukukun temel kavramları ve hukuk düzenlemeleri nasıl oluşmuştur?" yazısına da bakabilirsiniz.


(1)Bu tanımlar “ADNAN GÜRİZ, HUKUK BAŞLANGICI, 14. BASKI, S.44-45.” den alınmıştır.

turanozkaya.blogspot.com - hukuk nedir - hukuk nedir kısaca - hukuk nedir tanımı - hukuk anlamı